Porno Sansür ve Romantik Komedi

sansüre karşı en tepkili olan kesimin bile porno vb içeriği baştan çocuklara zararlı olduğunu kabul etmesi bu mücadeleyi başlamadan bitiriyor.

Günümüzde çocuk tabusu nedeniyle herşeyin çocuklar üzerinden meşrulaştırılmasına karşı olmak lazım. eğer mesele çocukları korumaksa pornodan, romantik komedi denilen duygu istismarından başlayalım.

Romantik komedi çocuklar kadar yetişkinleride çok kötü etkiliyor ve bir sürü ilşkinin bitmesine veya partnerlerin birbirine düşmesine neden oluyor. porno gibi gayrımeşru olarak görülen bir film türü olmadığı için her yerde istismara yol açıyor.

Soruna neden olan düşünce yapısıyla yine aynı sorunu çözmeye kalktığımızdan sorunu arttırmaktan başka birşey yapmıyoruz.

“sapkın”larda sonuçta bu toplumun sosyalizasyonundan geçmiş bireyler. Bu nedenle kendi sapkınlıklarını bile savunamıyorlar. Yapmak gereken şey her türlü sansüre yasağa çocuk pornosu vb şeylerde olmak üzere sansürün bir işe yaramadığını yarasa bile insanları kriminalleştirerek hayatlarını mahfetmelerini sağladığı, sağlasa bile kriminalleşen bir olgunun çok daha şiddetli olarak ama daha az bir insan grubunda geri döneceğini bilmek gerekir. ki bu olsada zaten başta insanlar istedikleri gibi yaşamalarını kısıtlamak patriyarkanın işine gelmez.

son paragrafta sosyalizasyonundan geçtiğim toplum gibi düşündüğümü farkettim ama demek istediğim şu her insan her istediğini hiçbir otoriteye bağlı olmadan yapabilmelidir. insanı kısıtlayacak olan mega bir hiyararşi ve otorite kaynağının kendine zararlı gördüğü insanın kendine güvenmesini sağlayan pornoyu yaygınlaştırmak lazım.

Özet geçersek:

müstehcenlik olgusu tamamen ataerkillik ve cinsel tabuların ürünüdür.

müstehcenlikle mücadele edip insanın kendisine ve çevresine işkence dolu militarist bir hayat yaşatmaktansa istediğini yapabilmesini isterim.

BANA BULAŞMAYIN LAN

Reklamlar

Üniversitelerin Ticarethane Olması

Bence universitelerin devlet elinden cikmasi iyi birsey. universiteler zaten günümüzde eleştirildiği gibi zaten meslek yuksek okulu gibi calisiyorlar.

Endustrileşme sonrasi nitelikli papaz yetistiren teoloji temelli kucuk okullar olan universiteler burokrat, mudur yetistirme icin mantar gibi ureyen yuksek okullar oldular. ulus devlet milli kapitalizm anlasmasinin urunu olan orgun egitimin ustun nitelikli insan “yapan” kismi.

Ulus devletin bu denklemden dislanmasi milliyetciligin dislanmasidir ve verimsiz bir sirket olan devletin yerine post modern bir kapitalizmin gelmesidir. Bunun sonucunda devletin o halki frenliyen solidarist rolu yok olur. belki onun yerine baska bir sovenizm yerlestirilip statiko bir sure daha korunabilir ama devletin destegi olmadan kapitalizmin dayanma sansi daha az. birakin surec hizlansin.

Ve birbirimizi yemeyelim universitelerin diger okullar gibi tek islevi sertifikadir. Diger unsurlar bu sertifika icindir. Bilgiye ulasimin onundeki en onemli engellerde bu sertifikalardir. İnsanlar istedigi gibi istedigi bilgiyi istedigi sekilde elde edebilmeli ve diger insanlarla da ozgurce bilgi alisverisine girebilmelidir. Savunulmasi gereken sey universite degil bir onceki cumlede yazdigim tanimdir.


Okul veya Örgün Eğitim

Okullar toplumu militarize etmek ve endüstirileşmeye uyum sağlamak için kullanılmıştır. Bu sayede daha önce sınırları değişen büyük imparatorların sınırları arasında gidip gelen köye sahip insan vatanım vatanım demeye başladı.

Eğitilememiş işçilerin yaptığı ayaklandırmaları bastıran ve sonuçta insanlara devlet gibi düşünme bilincinin aşılanması ve devlet için götümü bile veririm diyen insan tipinin ortaya çıkması bu sayededir. Ayaklanmaları okula bağlamak ise yukarda yazdığım nedenlerden çok saçmadır. Ayaklanmaların artmasının nedeni bilginin halka ulaşımının artması yani iletişim kanallarının artmasıdır.(kitap, gazete, radyo, televizyon, internet kibin) okul ise bunlara rağmen insanı “evcilleştirmekten” başka işe yaramaz. Başka işe yaradığını düşünen varsa neden bugün bunca bilgi kaynağına rağmen insanların neden okula gittiğini sorsun kendine.