Althusser’e Göre Felsefe – İdeoloji Ayrımı

althusser

Althusser’e göre felsefe Marx öncesine ait bir terim iken İdeoloji Marx sonrası bir terim. Marx İçin’de bu iki ayrımı sonrası Felsefe karşısında o dönemde ima edildiğinin aksine, İdeolojinin farkındalıktan ne kadar uzak olduğu ve nasıl rastlantısal çeşitli simgeler üzerine kendini “Gösterdiğini” yazar.

 

Bunları bir kenara bırakırsak kelimelerin anlamlarından Aydınlanmadan nasıl Modern çağlara geçtiğimizi de çıkartabiliriz. Felsefe yani philosophia bilgi – bilgelik sevgisi demek iken İdeoloji Fikir Bilim demektir. Buradan anlaşılan İdeolojiler çağına geçtiğimiz zaman, belli kurallara dayanan rasyonel düşüncenin çeşitli formları  artık sevilen şeyler değil, ders çıkartılan şeyler.

 

 

 


Zihin Problemi

normal-adult-brain-lg

Doğada herşey belli bir düzeyde karmaşa içindedir ve insan bu karmaşa içinde kendine özgü bir mantık örgüsü kurar

Kelimeleri ortak gerçekliğe dökebilmek için farazi bir zihin veya tin kurgulamak çoğu zaman gereklidir. Bu o Tin’in varlığından veyahut yokluğundan değil farazi bir zihin kavramı olmadan insanların rasyonel temele dayalı irrasyonel düşünüsünü uzun analizler veya varsayımlarla anlamlandırmanın gayet karmaşık olmasındandır.

Beden ve elektrik sinyalleriyle işleyen ve tarih boyunca bizi ortak bir tahayyüle bağlamaya yarayan biyolojik modemler olan Beyininin sinyallerininin değerlendirmesini elimizde aygıtlar olmadan yapamayacağımıza göre hala belirli bir duygu-durumu varsayıp onun üzerinden ortak gerçekliğe temas noktaları üzerinden kişilerin Zihin’i olduğunu varsaymak materyalizme halel getirmez sadece kolaya kaçtığımızı gösterir pi sayısını 3 almak gibi.


Şeylerin Nedenleri

rene-descartes

Şeylerin nedenleri üzerine tarih boyunca bir çok şey söylenmiştir. Peki şeyleri anlamlandırmak için neler yapılmıştır?

Descartes’in analizci felsefesi ve onun karşısında Spinoza’nın sentezci felsefesi aslında bu yaklaşımların bir çoğunun temelini oluştur.

Öncelikli olarak Descartes’ın bilgiye ulaşmak için kullandığı yönteme gelelim, analiz’e, yani parçadan bütüne gitmeye

 

“Hiçbir şey nedensiz değildir” Önermesi analizci bir bakışı temelden özetliyor, peki bu ne demek? Hakkında pek çok şey yazılık bir çok önerme ortaya konulabilir ama bu kısaca “Geçmişi kurgulamaktır”. Geçmişi kurgulamaktır çünkü ele alınan şey güncelde elimizdedir ama biz bunun daha önceki hallerini ve bu hallere yol açan bir şey’i takip ediyor ve düşünüş sistemimizin başına koyuyoruzdur.

Baruch_de_spinoza,_Wijsgeer,_1632-1677

“Hiçbir neden sonuçsuz değildir” Önermesi ise sentezci bir bakış açısını gözler önüne seriyor. Bu bakış açısında önemli olan Şey’in halleri değil, Neden’in ortaya çıkardığı haller ve bu hallerin aldığı şekillerdir. Öncelikli olarak neden belirlenir ve sonrasında ise bunun aldığı, alabileceği şekiller ortaya serilir. Spinoza’nın önermeler, aksiyomlar ve çıkarımları da buna dayanır. Yani günlük hayatta yaptığımız düşünüşlerin tam tersi fakat yanılgıyı ortadan şekli.

 

Hangi ekolü takip edersek edelim önemli olan düşünüş sistemimizde hangisini önemsediğimize göre doğru düşünüş aletini seçelim.

Şeyleri ve bunların nasıl olupta bugünkü konumlarını aldıklarını merak ediyorsak analizci bir bakış açısını,

Şeylerden bağımsız nedenlerin nasıl sonuçlara yol açacağını ve ne tür mümkünler’in var olacağını merak ediyorsak sentezci bir bakış açısını temel almalıyız

 

 


Spinoza’ya Göre Birey’i Oluşturan Cisimlerin 3 Hali

spinoza2

Spinoza’ya göre Birey ve onun kendiliğinde topladığı bir çok hareket eden, duran ve birbirinin üstüne binen Cisimler 3 ana Cisim’e ayrılmıştır. Bunlar;

  1. Parçaları daha büyük yüzeylerde üstüste binenler, Sert
  2. Parçaları daha küçük yüzeylerde üstüste binenler, Yumuşak
  3. Parçaları karşılıklı hareket edenlerde, Sıvı‘dır