Milliyetçiliğin Üretilmesinde Cami

Friendfeed‘te yazmıştım düzenleyip konuyla ilgili tarafını buraya da alayım.

Milliyetçiliğin yaratılışında okullar kadar diyanet yoluyla tahakküm altına alınan camide etkili oldu.

Devletin din üzerinde tam bir tahakküm sağlaması için tüm özerk dini kuruluşlar kapatıldı(tekke ve zaviyeler). Sadece diyanet ile devlet yararına olarak din düzenlendi. Elhamdürillah türküm gibi sözlerde böyle ortaya çıktı. Yani dinle türkçülüğün birleştirilmişi olan garip birşey oluştu.

Halk üzerinde hakim olan türklük tanımı yani ortadoğu ve afrika dışındaki balkan kafkasya ve ortaasyadaki “müslümanlar” türktür anlayışıda böyle çıktı

Bu nedenle ders kitaplarında macarlar için falan “türklük bilincini kaybetmiş” denir.

Milli din yaratılamayacağı için islamı en iyi anlayan millet olan türk milleti söylemi bu nedenle yaratıldı.


Atatürkçülüğün Laiklik Anlayışı

atatürkçülüğün laiklik anlayışı pragmatiktir. kendinin kontrolünde ve devletin otoritesini güçlendiriyorsa iyidir. otoritesine zarar veriyorsa kötüdür. Kısaca diyanet iyidir; tekkeler, ulemalar, hocalar kötüdür. sünni iyidir, alevi kötüdür.

tabi bunun da bir şartı vardır. batılılaşmaya uygun olmak. yani klasik müzik yükseltirilirken türk sanat müziği, tasavvuf müziklerini “çağdaş” olmadıklarından dolayı yasaklamak gibi

Hatta kemalizmin insanların düşüncelerini tepki görmeden değiştirebilme gücü olsaydı olsaydı, weberci bir yorum yapıp batıcı olmasının da önemli etkisiyle islam yüzünden gelişemedik, batı hırisyan. Bu nedenle hırisyan olalım diyip: Alın size church of turkey de diyebilirdi.

Ama bunun yerine zaten diyanet kuruldu.