Milliyetçiliğin Üretilmesinde Cami

Friendfeed‘te yazmıştım düzenleyip konuyla ilgili tarafını buraya da alayım.

Milliyetçiliğin yaratılışında okullar kadar diyanet yoluyla tahakküm altına alınan camide etkili oldu.

Devletin din üzerinde tam bir tahakküm sağlaması için tüm özerk dini kuruluşlar kapatıldı(tekke ve zaviyeler). Sadece diyanet ile devlet yararına olarak din düzenlendi. Elhamdürillah türküm gibi sözlerde böyle ortaya çıktı. Yani dinle türkçülüğün birleştirilmişi olan garip birşey oluştu.

Halk üzerinde hakim olan türklük tanımı yani ortadoğu ve afrika dışındaki balkan kafkasya ve ortaasyadaki “müslümanlar” türktür anlayışıda böyle çıktı

Bu nedenle ders kitaplarında macarlar için falan “türklük bilincini kaybetmiş” denir.

Milli din yaratılamayacağı için islamı en iyi anlayan millet olan türk milleti söylemi bu nedenle yaratıldı.

Reklamlar

Tımarhane ve Hapis

Bugünkü şartlarda, internetin ve tonlarca iletişim aracının bulunduğu dönemde ne diye çocukları yaşamlarının başlangıcında okullara kapatıyoruz?

Okuluda olanlar;

Dört duvar, gardiyanlar, zorunlu angaryalar, fiziksel ve psikolojik işkence, deli gömleği ve mutlak itaat.

Okulda olmayanlar;

Özgürlük, eşitlik, düşünce özgürlüğü, insanın kendini ifade edebilmesi, en temel doğal ihtiyaçları zorunlu olduğu zaman yerine getirmek.

Peki okulun işlevi bilgi öğrenimi değil mi? Okulda öğrendiğimiz bilgiler ne işe yarıyor? Hemen hemen hiçbir işe. Okulda geçirdiğim zamanı bilgisayar başında geçirseydim veya sırf kitap okuyarak geçirseydim kendi adıma çok daha fazla bilgi öğrenirdim. Peki ama devlet neden okulları yöneterek çocuklara işkencede bulunmayı amaçlar?

Okul insanları tek tip yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Tüm dünyada okullar bir devlete bağlı olduğu için okullar devletin uygun vatandaş(devlet kölesi) yetiştirme kurumudur.  Türkiye’de de bu durum farklı değildir.

Türkiyede herhangi bir eğitim kurumundan mezun olacaklardan olmaları beklenen vatandaş tipi;

-ulusalcı(Türk’ün türkten başka dostu yoktur görüşüne inanan fakat çok aşırı uçlara kaymayacak kişi)

-Atatürkçü(Atatürk yoktu düşman çoktu, atatürk geldi düşmanı yendi tarzı bilgisi olan. Atatürk ne yapmışsa doğrudur.(Adeta ikinci din))

-laik

-müslüman(su katılmış olacak. şeriat istemiyoruz diyecek. 11 ay içki içecek 1 ay günah diyecek)

bu vatandaş tipinde birşey var. Bu kadar birbiriyle çelişen ilkeleri bir araya toplarsan bir yerinden patlayacaktır. Milliyetçilik fransız devriminin kötü bir sonucu olmuştur. Bugünkü devletlerin dayanabileceği en sağlam propaganda yöntemlerindendir.

Atatürkçülükte zaten orjinal bir görüş değildir.  fransız devrimi düşünürlerinin görüşleri ve İtalyan faşizmi döneminden alınan fikirlerle oluşturulmuş bir görüştür.

Laik ve müslüman en garibi. Müslümanlık zaten saldırgan bir din. İnsanın yatak odasından girip savaşlardan çıkıyor. Bunu kontrol altına almak için diyanet kurulmuş. Peki bu kadar tehlikeli bir güç olan dini devletler neden mi kullanmak isterler?

“Din sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır.” Seneca