Eğitim Sistemi

Çocukların seneler boyu belirli saatler içerisinde etrafı duvarlarla çevrili yerlere kapatılması, doğal ihtiyaçlarından utandırma/kısıtlama (soru sorma, tuvalete gitme yemek yeme), kimliğinin tamamen reddedilip bir numara verilip tektip giyindirilerek yıldırılıp tamamen sınıftaki otorite olan öğretmene itaat ettirilmesine eğitim denir.

Eğitim sistemi bence en büyük toplum mühendisliği örneğidir. Tüm çocukların daha çok küçük yaşlardayken kişiliklerini, düşünceleri, davranışlarını belirlemek üzerine işler bu sistem.

Üstelik bu sistem insanların küçüklükten itibaren propaganda altında otoritelerin istediği gibi insan/köle yetiştirme girişmi olarak 19.yy’dan itibaren devlet ve kapitalizmin anlaşmasıyla devlet tekeline geçmiştir.

Eğitim sistemi sayesinde kapitalizm kendine uygun “insan kaynağı”, devlet ise kendine uygun vatandaş yaratmıştır.

Milliyetçilik ise bu dönemde boşuna ortaya çıkmadı; insanlar hem devletine bağlı isyan etmeyen köle, hem de toplu olarak üretim aracını elinde bulunduran efendilerine itaat eden köle oldu.

Bu eğitimin genel amacıda amacıda otoriteye “makbul vatandaş” ya da “normal insan” yetiştirmektir. Ortaya çıkan şey ise hata yapmaktan korkan değişimden ürken itaatkar farklı düşünemeyen, aptal, normal, akıllı diye sınıflandırılmış bir “insan kaynağı”