Toplumsal Sözleşme

Toplumsal sözleşmesi denilen şeye inanmak çok komik yahu hangi devlet kurulurken halkıyla yapmış?

Adamlar gelmiş onu bunu kesmiş malına ortak olmuş 18yyda bi gerizekalı çıkmış toplumsal sözleşme var demiş bu durumu meşrulaştırmaya çalışmış. nah var!! öyle olsaydı türkiye ile anlaşma yapacağıma gider adam gibi ülke bulurdum kendime anlaşma yapacak.

Hiçbir yasayı kabul etmiyorum ben imzalamadım birşey hiçbir kanunu ben çıkarmadım hepsi bana yaşamım boyunca dayatıldı diyebiliyor muyum? belki. ama uymayabiliyor muyum: hayır yoksa devlet en azından seni bir yere tıkıyor taptığın malını alıyor onla gardiyanların maaşını ödüyor.

Ben burda herhangi bir toplumsal sözleşme göremiyorum.

Reklamlar

Ulus Devletin Meşruiyet Kaynakları

Eskiden atalara tanrilara dayanan otorite saglayici mesruiyet, gunumuzdeki parlementer demokrasilerde halka dayaniyor ve bir tasla iki kus vuruyor. hem halk kendini efendileriyle ozlestiriyor ve efendilerine ayaklanmalari zorlasiyor, hemde manipule edilmis kalabaligi populizm sayesinde cok guzel kullanılabilir oluyor.

mesruiyetin halka dayandirilması ve bu tiyatronun oynanmasiyla mutlakiyetci rejimlerin devrilip yerine milli dininde devlete entegre edildigi ulus devletler ortaya cikti. buna dayanan mesruiyette sarsildigi icin kendilerini tanrilara veya atalara baglamayan oligarsi ve otokratlarda halkin ayaklanmasi sonucu gucunu kesfettikleri populizmde buldular.

Yeni din gibi yeni mesruiyet ve yeni millette devlete entegre edildi ve mesruiyet devletin mali olan vatandaslara dayandirildi. bu da aynen yukarda yazdigim gibi bu yeni mesruiyet kendini ozlestirme(insan kendine karsi cikmaz, futbol takimi tutmak gibi) ve eski mesruiyetin olusturdugu tabularin hasar almasindan kaynaklanir


Devlet Üzerine Şeyler

Globalizm deniyor. Hala pasaport var, vize var, gümrük var. Devlet diyor ki; “sen benim malımsın ulan”

Bugünkü genel modern(batı yani hakim kültür o dünyada) devletleri; sosyal demokrasi boyalı, anayasal denetimli liberal demokrasi: özelliği solidarist olması. Yani burjuva egemen devlet güçlü, halk ve kapitalistin arasını buluyor. karşılığınıda haraçları(vergileri) ile çatır çatır alıyor.

Bugünkü devletin temel görevi: Kapitalizmin kalesi bankaları beslemek hastalanınca milyarlarca doları gene iyileşmesi için harcayarak ve kiralık katil(ordu) besleyerek kendi merkezi otoritesine ve ekonomisine direkt olarak karşı şeyleri otorite tekelini kullanarak engellemek. Ha birde bunların nedeni ise Halkı ise tüketebilecek ve isyana kalkışmayacak kadar dizginlemek

GÜÇ TEKELİ SAHİBİ DEVLET KENDİNE TEHDİT OLDU MU BU GÜCÜNÜ ŞİDDET TEKELİNE DE SAHİP OLARAK KULLANIR VE BUNU HER ZAMAN MEŞRULAŞTIRIR. Düşmanları her zaman hatalıdır.

Devletin şiddet tekeline dayanan hukuku(veya modern tabu) İnsanların her türlü davranışı belli bir otorite tarafından dayatılan normlara uymak zorunda olmasıdır. Hukuk devletinde bu tabuya aykırı birşey yaparsa devlet bunun öcünü alır.


Demokrasi

Demokrasi demokrasi denilen şey kısaca; bir topluluğun o topluluğun belli niteliğe sahip çocuğunluğunun dediğinin olmasıdır.

Demokrasiye atfedilen diğer her türlü ıvırzıvır liberal demokrasi, temsili demokrasi, hukuk devleti gibi kavramlara aittir.

Hukuk devleti ise kısaca; kişiye özel değil. belirli gruplara objektif bir biçimde uygulanıcak tabular bütünüdür.

Neyse gece gece bu kadar yeter