Seyircisiz Maç Yerine Eksik Erkekli Maç

Bu ayrımcılıkla bizim ahlak bekçimiz olan kadınları ve çocukları eksik erkek oldukları için zararsız görüp erkeklere ceza amaçlı bunu yapmanın bilinen sonucu kadınların ve çocukların eksik insan sayılmasını ve farklı değerlendirilmesine neden olabilir.

Tahmin edilmeyen şey insanlar çoğu zaman kendi kişiliğine göre davranmaz. Bulunduğu konumdaki role göre davranır. Yani bu durumda kadınını futbol endüstürisinin tüketicisi olabilir. Bu ikinci dediğimi stad dışında elinde çanta kucağında çocuğuyla sırasını beklemek yerine tezahurat yapan kadınların durumu ortaya koyuyor.

Bu Düzenlemeyi yapan bürokratların kafasında olan tabiki kapıları kıran tüm maç boyunca tezahurat yapan kadınlar değildi. Fıtratında şiddet olmayan elinde çantası kucağında çocuğu erkeklerden korkan bir kadın ve çocuk düşünüyorlardı. Yani seyircisiz oynanmış veya eksik erkek olan kadın ve çocuklarla oynanmış fark etmez, çünkü onlar seyirci değil. Devletin şiddet tekelini sekteye uğratan erkek devletin diğer erkekleri cezalandırması.

Ama bu “cezalandırma” insanların davranışları bulundukları yerde bulundukları role göre değişmesini atlamış. Aynı kadınlar evlerinde kocalarına meyve soyup kocalarına sorular sorup maçı anlamaya çalışan kadınlar.

Bunun sonucunda bence kadın ve çocukları toplumsal hayatta tekrar ayırma girişimi ters teper ve futbol endüstrisi “aile değerlerine önem veren” devleti kadınları da kendi tüketicisi yaparak faka bastırmış olabilir.


Evlilik ve “Kadınların Evlilik Merakı”

Bunu anlamak için önce çocuklukta insanların nasıl bir role yerleştirildiklerini anlamak lazım.

Kadınların hayatları boyunca efendilerinden birşey istemesi durumuna da ben öğrenilmiş dilencilik diyorum. Çocuklukta özellikle herşey için dilenen(dışarı çıkmak içim, saat almak için toka almak için, yemek yapmamak için) yani sürekli birinden birşey istemek durumun yol açtığı bağımlılık durumu.

Dilenmeyi istetmenin Erkek çocuklarından çok daha sıkısı kadın çocuklarda uygulandığı için bence kadınlar bunu erkeklere göre daha fazla içselleştirimiştir.

Evliliğide bu nedenle kadınlar daha fazla istiyor. daha bağımlı yetiştirilen daha köle yetiştirilen bu durumun dışına çıkmaktan korkar, toplum tarafından erkeğe göre çok daha fazla dışlanır ve istekleri efendi bulamadığı sürece gerçekleştirilmez.

Diğer önemli yönü ise hayatta başarılı olmanın patriyarkal bir düzende kadın için en kolay yolu kendini yok sayıp kendi benliğini bu düzende aktif olmaya yetkili olan erkek üzerinden yaşatmasıdır.

Yani kadın eğer sistemde yükselip isteklerini karşımak istiyorsa bu konuda erkeğe bağlı. Örnek olarak ise kocasının terfisini kocasından çok isteyen kadınlar. Yani vekaleten patriyarkal düzenin hiyearşilerinde yükselmeye çalışan kadınlar.


Çocuk Acımasızlığı ve Bencilliği

Çocukların diğer insanlara göre çok daha acımasız ve bencil olarak görülürler bunun nedeni ise;

Çocuk acımasızlığında sorun çocukların insanlar arasında yaşları nedeniyle en fazla baskıyı görmesi. Üzerinde her türlü otorite kurulan okula gönderilen cinselliği yok sayılan ve engellenen, bunun üzerine gösteri toplumu da buna kapak olunca insanlar acımasız olurlar.

Çocukların bencilliğine yol açan şey ise;

Her zaman efendilerinden birşey istemek zorunda bırakılması yani öğrenilmiş dilencilik durumunda olmalarındandır. Çocuklukta özellikle herşey için dilenmek(dışarı çıkmak içim, saat almak için dinazor almak için, yemek yememek için vb.) yani sürekli birinden birşey isteme durumu insanı aç gözlü yapar.

Aç gözlülüğe yol açmasının nedeni ise dilenme eylemi sonuçta bir otoriteye bağlı bir durum olması. Kendi itiyaçlarının ne kadarını bolca karşılarsan o kadar iyi çünkü ihtiyacını istediğin zaman alamayacaksın, otorite(baba, koca, abi) isteyince alıcaksın.

Çocuklarında kişi olduğu gerçeği ne zaman kavranacak? Yetişkinler için lütfedilen özgürlüklerden bile mahrum olmaları kendi tercihlerinin yok sayılması ne zaman bitecek? Çocuk tabusu arttığı sürece bu zor. En özgürlükçüsü bile çocuklara kişi olarak değilde, eğitilmesi gereken geleceğin yetişkini olarak bakıyorsa imkansız.


Bencil sevgi ve ekzogami

Toplumsal normların evrilmesi çok garip. Herhangi bir konuda olan normla diğer bir konudaki norm tamamen zıt bakış açısınına sahip olabiliyor.

Örneğin arkadaşlarını paylaşmak istemeyen arkadaşı olduğu kişinin kendisininden başka kişi ile arkadaş olmasına gıcık olan olay çıkartan kişiler; bencil, problemli, egoist biri olarak görülürken, ama konu sevgi olunca cinsel yönelimde fark etmeden yukarda yazdığım gibi ‘Örneğin sevgililerini paylaşmak istemeyen sevgilisi olduğu kişinin kendisininden başka kişi ile sevgili olmasına gıcık olan olay çıkartan kişiler; bencil, problemli, egoist biri olarak görülmezler.

Tam tersine sosyal insanlar sevgi konusunda da aynı şeyleri yaparsa alacağı tepki oğlum sen gavat mısın? Olucaktır.

Bu ikiyüzlülük cinsel tabulardan kaynaklanır. poligami birçok toplumda normalken, günümüzdeki hakim çileci hıristiyan ve feminist dalgayla yeni cinsel tabulara sahip batı kültürü nedeniyle resmiyette azalmıştır, Poliamori ahlaksızlık olarak görülür.

Freud’a göre cinsel tabular ilk ataerkil dönemden sonraki anaerkil dönemde ilk ataerkil dönemdeki sürü lideri babayı öldüren erkek kardeşler tarafından sürü kadınlarından karşılıklı bir vazgeçiş ekzogami ile başlamıştır.

Yine Freud’a göre ekzogami benzeri ataerkil dönemde babanın sürüsü ile başlamıştır. Tüm sürü babanın malı, erkek kardeşler ya başa geçecek ya da kendileri sürü yaratacak yoksa bir grup erkek bir arada dişi arayacaklar. Ama bana göre Anaerkil dönemde bildiğimiz anlamda cinsel tabular yoktur. Fakat 2.ataerkil dönemde bu durum son bulacak. Özel mülkiyet, kuraklık-kıtlık, hamile kadının erkeğin dölünden olduğu fark edilmesi gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıktığı düşünülen bu dönemde ise gene ekzogami gerçek anlamda ortaya çıkmıştır.

İlk ataerkil dönemdekinden farkı ise insan sayısının ilk ataerkil dönemden fazla olmasıdır. Bunun sonucunda insanların normal evrimleştikleri çevreden çok daha fazla insanla ilişki kurmaları nedeni ile oluşturulan kurallara ekzogamide eklenmiştir. Yine nüfusun bu kadar fazla olması nedeniyle eski sürü tarzı işlemeyeceği için kabile halinde totemlere bağlı bir ekzogami oluşmuştur.


Tecavüz

Kamyoncuya günden çıkan 3 tane kadın tecavüz etti gibi bir haberi okuyamazsınız. Fakat bu olayın derinliğine inmeden Tecavüz üzerine düşünürken angelizm açısından bakarak bir 19.yy’daki gibi aseksüel kadın tablosu koymak büyük hata.

Bu konuyu ve nedenini iyce tespit etmeliyiz. Tecavüz objektif olarak düşünmeye çalışırsam bi tür cinsel iktidar tatminidir. Tecavüz diye tanımladığımız olayın çok büyük bir tabu olması nedeniyle bu kadar etki yaptığını düşünüyorum. Tecavüzün olması yalnızca ataerkil yaşama aittir. çünkü anaerkil bi yapıda bu olay olsa olsa kötü bir şaka olarak algılanabilir.

Neyse tanımdan gidersek cinsel iktidar tatminidir çünkü tecavüz eden kişi için olacak faktör kendini cinsel açıdan yetersiz hissetmesidir. Bunun sonucu olarak tecavüz eden kişi tecavüzle kendi eksikliğini gidermeye çalışır. Yani önemli olan cinsel bir ilişki değil kendi cinsel yetersizliğinin üzerini örtmektir. Buna örnek olarak copla tecavüz yapan polisler, iktidarsız olup kaçırdığı kadınına parmağıyla tecavüz eden taksiciyi örnek gösterebiliriz.

Peki tecavüz eden için kendiği tatmin yollarından en önemlisi ise tecavüz ettiği çocuk, tırcı, müdür veya kadına tecavüz esnasında zevk aldırmaktır. çünkü bunu yapan tecavüzcü kendi cinsel yetersizliği hissini yokolmuş hisseder. ve tabiiki ataerkil toplumda da tecavüze uğrayan kadınada çok büyük bir suçluluk duygusu yükler.

Burda sorun ne erkek ne kadındır. Sorun her türlü cinsel tabudur. Çocukluğu boyunca cinselliği ezilerek büyüyen insanlar birbirleriyle sağlıklı bir ilişki kuramayarak kendi cinselliklerini yok etmeye çalışıyolar. Fakat bilinçaltına(veya es herne boksa) itilen herşey gibi bastırmaya neden olan travmanın etkileri yaşamları boyunca tetikleyecek herhangi bir olayla yüz üstüne çıkar.

İnsan yemek yemekten nasıl kaçınmıyorsa özgürce cinselliğinide yaşayabilmeli. Yoksa bu gibi duygular ani bi geri dönüş sonucu ortaya çıkar.

Ama ben fantazi olarak tecavüzü severim çünkü kendimin geçmişine bakınca cinsel tabuları olan bir insan topluluğunda büyüyen diğer birçok insan gibi birçok cinsel travmayıda yaşadım ama bu konudaki kişisel yorumum. insanların birbirlerine otorite kurmaya çalışmaları cezaları ve bu gibi cinsel ihtiyaçları hor görerek yasaklayıp insanları cezalandırıp sakatlamak hiçbir çözüm sunmaz. sadece cinsel tabuları olan bir ortamın tabularını daha da güçlendirir ve insanların daha fazla travma geçirip daha fazla nevrotik yapıya kavuşmalarından başka işe yaramaz. Yarayabileceği tek alan toplumsal histeri veya coşkusal vebadır.


İnsanlar Zor Hayvanlar

Entellektüel bir ayı olarak kendim için geliştirdiğim sosyalizasyon projesinde toplulukla sosyal bir ilişki kuracaksam o benim istediğim gibi olacak diyip geliştirdiği sosyalizasyan 2.0 projem.

sosyalizasyon 1.0 bundan önceki uyum aşamamdı. artık insanlarla iletişime girebiliyorum. monologda iyiyim yani ama çift taraflı ve üzeri konuşma-ilişki zor.

sosyalizayson sürecimi neyseki tam tamamlayamadığımdan eleştirel gözle bakabiliyorum. Ama sosyal ihtiyaçlarımı karşılamak için topluluğa bir taraftan dalma zorunluluğunda hissettim kendimi

kendi kendini endoktrine(beynini yıkamanın gavurcası) etmek. çok salakça ama kendi iki kişiliğimi birleştirmek bu iki kişiliğimide yok edecek yerine bir sentez yapacak ve karşılaştırma olanağımı kaybedeceğim 😦

bilmem ne yapacağım gece gece yazmak geldi. eskisinden daha rahat yazabiliyorum artık kendime güvenim arttı.

sosyalizasyon aşamamı tamamlamamamın nedeni sosyal ilişkilerden zarar görmemek için geri çekilmem ve bunun sonucunda kalan boş zamanı sosyal zeka gerektirmeyen yöntemlere yönelmemdir.

bilgi edinmeyi sevdiğim için kendimi bilim dergisi vb. kitaplara verdim. ama sosyalizasyon için ilginç bir avantaj oluşturdu bu. insanları bilgi şokuna sokarak paralize edebiliyorum. bunun dezavantajı yukarda yazdığım gibi monologtan yükseğe sıkabileceğim insan sayısının sınırlı olmasıdır.

çünkü bu yolla insanlarda bana karşı saygı oluşturabilirim(daha önce adam döverek bağırarak yaptığım gibi) ama arkadaşlık gibi sosyal oluşumları oluşturmak için bu ters teper ve insanlar sadece bir kitap gibi bir kere okur ve bırakır. yani bilgiyi alır bırakır.

Diğer otoriteler gibi senin üzerinde bir otorite tabusu oluşturur(senin birşeyleri yapmaman kısıtlaman karşılığında diğer kişinin de kendiğini kısıtlaması) Örneğin çevresindeki herkese küfreden şakalar yapan biri sana gelince çok saygılı biri olur. ama sende otoriter konumunu korursan. bunun sonucuda yine monologtan yukarıya çıkamamayı getiriyor.

ikili ilişkiyi oluşturmak için gereksiz resmiyetlerden kurtulup kendi benliğimi çevremden(ve kendimden) korumak oluşturduğum tabularımı yıkarak olur. insani yönlerimi ortaya çıkarmalıyım ki karşımdaki benle iletişim kurabileceğini anlasın.

bunca yazdınktan sonra rasyonelliğin amına koyayğim diyerek seksist dilimizle örnek bir bla bla bla.

alamancı(yani iki kültür arasında kaldım) gibi oldum ama daha mutluyum çünkü içimden geldiği gibi yazıyorum. keh keh. eyjafjallajöküll. linux 2.6.37