Kierkegaard’a Göre Kaygı ve Tin’in Bütünlüğü

Kierkegaard

Önce Kierkegaard kişiyi nasıl tanımlıyordu ona bakalım. Kierkegaard’a göre kişi ruh, beden ve bunların vücud bulduğu Tin olarak tanımlanıyordu. Tin çeşitli badireler sonucunda bir bütün kalabilir veyahut kendi niteliklerinden biri dahilinde tanımlanıp yok olabir. Kierkegaard’a göre bu Tin niteliğinin yok olması durumu yerine gelen şey Kaygıdır. Kaygı ise yaşanması muhtemel veya geçmişte yaşanmış ve gene yaşanılacağından endişe edilen yanlış karşısında geliştirilen yoğun bir kendini tanımlayamama halidir.

Ayrıca,

Masumiyet günah korkusu halidir. Çünkü bunu düşünmek için günah kavramına ihtiyaç duyulur.

Bilinmeyen şeyden kaygı duyarsın, kaygı duyduğun şeyin de eksikliğini hissedersin.

Reklamlar

Zihin Problemi

normal-adult-brain-lg

Doğada herşey belli bir düzeyde karmaşa içindedir ve insan bu karmaşa içinde kendine özgü bir mantık örgüsü kurar

Kelimeleri ortak gerçekliğe dökebilmek için farazi bir zihin veya tin kurgulamak çoğu zaman gereklidir. Bu o Tin’in varlığından veyahut yokluğundan değil farazi bir zihin kavramı olmadan insanların rasyonel temele dayalı irrasyonel düşünüsünü uzun analizler veya varsayımlarla anlamlandırmanın gayet karmaşık olmasındandır.

Beden ve elektrik sinyalleriyle işleyen ve tarih boyunca bizi ortak bir tahayyüle bağlamaya yarayan biyolojik modemler olan Beyininin sinyallerininin değerlendirmesini elimizde aygıtlar olmadan yapamayacağımıza göre hala belirli bir duygu-durumu varsayıp onun üzerinden ortak gerçekliğe temas noktaları üzerinden kişilerin Zihin’i olduğunu varsaymak materyalizme halel getirmez sadece kolaya kaçtığımızı gösterir pi sayısını 3 almak gibi.