Blog Daha Ölmedi Yaşasın Konstantinapolis Müdafii Konstantin Palaiologos

konstantin palaiologos

Her ne kadar çok sık güncellemesemde şimdilik pek birşey yazamıyorum. ama umarım şu yüzlerce taslağı ve kafamdakileri toplayıp birşeyler daha karalayabilirim.

Genelde blog’a benim ilgilendiğim gibi sadece bilgi ve düşünce içeren şeyler girmeyi severim fakat nedense uzun süre toplum arasında vakit geçirmem nedeniyle biraz sosyal yanım ağır bastı ve bu yazıyı yazmış bulundum.

İlerde toparlayabilmek yüzlerce draftı toparlamak umuduyla

Genede boş kalmasın diye büyük Roma İmparatoru Konstantin Palealogos XI

Birkaç bin kişilik ordusuyla yüzbinlerce kişilik osmanlı ordusuna karşı haftalar boyu kahramanca yüce Konstantinopolisi savundu. Savaşın sonunda barbarlar surları aştıktan sonra atından indi ve imparatorluk simgesi olan mor kuşaklarını yırttı. Diğer bizans askerleriyle birlikte tarihteki son romalılarla kafire karşı direndi ve savaşarak şehit oldu.

Arkasında yüzbinlerce adamın desteği ve önünde tamamen kuşatılmış bir şehir olan II.Mehmet denen şarlatanı övmeye nasıl utanılmalı. Yedi düvele karşı savaşmış her tür barbar kavimle savaşmış yorgun bir şehri yüzbinlerce kişiyle işgal etmenin nesi başarı?  Fatih Sultan Mehmet çadırında kebabını yerken kolasını içerken Konstantin Palealogos askerlerinin yanında sıradan bir piyade gibi ölümüne savaşıyordu.

Allahın kılıcı Konstantin Paleagalos seni unutmayacağız.

 

 

Reklamlar

Türkiye’de yasaklanan sitelerin dörtte biri çocuk pornosu içerikli Mı Acaba?

Türkiye’de yasaklanan sitelerin dörtte biri çocuk pornosu içerikli – Milliyet.com.tr — at yalanı sikeyim inananı –

İnternet sansürü için devlet medya el ele. internet kaka milyalarca sitede çoçuk pornosu var 😦 tabi terabaytı aşan porno arşivim var. ama hiç çocuk pornosuna rastlamadım.

ki nasıl çocuklar dizilerde, filmlerde sömürülüyorsa porno filmlerde de oynayabilir onların tercihi. ve/veya malı oldukları anne babasının veya anne babasınında malı oldukları devlet ve/veya şirketler in tercihleri. herkesin birbirini sömürdüğü bir sistem içindeyiz. çoçukları pembe dünyada yaşatalım ama hiçbir zaman istediklerini yapamasınlar ne düşüneceklerine biz karar verelim.

Sansür için toplulukların zayıfa karşı oluşturduğu tabuları kullanın bakalım.

peki bu gerçek mi?

http://engelliweb.com

Bu sitede sansürlenen sitelerin devletin vermediği istatistikleri gönüllüler tarafından bildirilmesiyle oluşan siteler ve istatistikler var.

Kapalı sitelerin bildirilmesiyle sitelerin çoğunlukla porno siteler olduğu anlaşılıyor. ama bu sitelerden en az 20 sine girdim ama hiçbirinde çocuk pornosuna rastlamadım. denemek bedava. anlaşılan sansür için devlet medya topluma gaz veriyor.


Tımarhane ve Hapis

Bugünkü şartlarda, internetin ve tonlarca iletişim aracının bulunduğu dönemde ne diye çocukları yaşamlarının başlangıcında okullara kapatıyoruz?

Okuluda olanlar;

Dört duvar, gardiyanlar, zorunlu angaryalar, fiziksel ve psikolojik işkence, deli gömleği ve mutlak itaat.

Okulda olmayanlar;

Özgürlük, eşitlik, düşünce özgürlüğü, insanın kendini ifade edebilmesi, en temel doğal ihtiyaçları zorunlu olduğu zaman yerine getirmek.

Peki okulun işlevi bilgi öğrenimi değil mi? Okulda öğrendiğimiz bilgiler ne işe yarıyor? Hemen hemen hiçbir işe. Okulda geçirdiğim zamanı bilgisayar başında geçirseydim veya sırf kitap okuyarak geçirseydim kendi adıma çok daha fazla bilgi öğrenirdim. Peki ama devlet neden okulları yöneterek çocuklara işkencede bulunmayı amaçlar?

Okul insanları tek tip yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Tüm dünyada okullar bir devlete bağlı olduğu için okullar devletin uygun vatandaş(devlet kölesi) yetiştirme kurumudur.  Türkiye’de de bu durum farklı değildir.

Türkiyede herhangi bir eğitim kurumundan mezun olacaklardan olmaları beklenen vatandaş tipi;

-ulusalcı(Türk’ün türkten başka dostu yoktur görüşüne inanan fakat çok aşırı uçlara kaymayacak kişi)

-Atatürkçü(Atatürk yoktu düşman çoktu, atatürk geldi düşmanı yendi tarzı bilgisi olan. Atatürk ne yapmışsa doğrudur.(Adeta ikinci din))

-laik

-müslüman(su katılmış olacak. şeriat istemiyoruz diyecek. 11 ay içki içecek 1 ay günah diyecek)

bu vatandaş tipinde birşey var. Bu kadar birbiriyle çelişen ilkeleri bir araya toplarsan bir yerinden patlayacaktır. Milliyetçilik fransız devriminin kötü bir sonucu olmuştur. Bugünkü devletlerin dayanabileceği en sağlam propaganda yöntemlerindendir.

Atatürkçülükte zaten orjinal bir görüş değildir.  fransız devrimi düşünürlerinin görüşleri ve İtalyan faşizmi döneminden alınan fikirlerle oluşturulmuş bir görüştür.

Laik ve müslüman en garibi. Müslümanlık zaten saldırgan bir din. İnsanın yatak odasından girip savaşlardan çıkıyor. Bunu kontrol altına almak için diyanet kurulmuş. Peki bu kadar tehlikeli bir güç olan dini devletler neden mi kullanmak isterler?

“Din sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır.” Seneca